Çarşamba, 22 Mart 2023 12:57

Ancak birlikte başarabiliriz

İstiklal Harbi, ağırlıklı olarak, Yunanlılara karşı verilmiştir. Batı dünyasının geri kalanıyla, bu derece, bir hesaplaşma içine girilmemiştir. Savaş bitmiş, ama Batı dünyasının bizimle olan derdi bitmemiştir. Batı dünyası, kendi topraklarımızda egemen olmamızı arzu etmemektedir.

Yeri gelmişken, bir hatırlatma yapalım: Anadolu coğrafyası, Batı dünyasının kaybedip de geri alamadığı yegâne toprak parçasıdır. Bize karşı bu kadar hiddetli olmaları, adaletsiz davranmaları ve ülkemiz aleyhine faaliyet yürüten bütün hainleri ve terör örgütlerini himaye etmelerinin altında bu hakikat vardır.

İçeriden ve dışarıdan yapılan onca saldırı, siyasi ve iktisadî operasyonlar. Tuzaklar, kumpaslar ve pusular. Darbe teşebbüsü ve iç işgal girişimi. Korumak, kurmaktan daha meşakkatlidir. 

Batı dünyasıyla bağımsızlık savaşına daha yeni giriyoruz. Tam manasıyla istiklâl mücadelesi veriyoruz. Belki de bin yıllık Anadolu tarihimizin en zor zamanlarından, en ağır imtihanlarından geçiyoruz. Böyle bir devirdeyiz.

Hemen burada, Yahya Kemal’in bir dizesini paylaşalım: “Vatanda korkulu rü’ya içindeyiz, gerçek.”

Korkmuyoruz ama tedirginiz. Çember sürekli daralıyor. Tedbiri elden bırakmamalıyız. 

Tehlikeyi bertaraf edecek olan yegâne yol, dertli, kıymetli ve derinlikli insanları bir ve beraber tutmaktan geçiyor. Bundan dolayı, tek bir ferdimizi bile feda etmeye, gözden çıkarmaya hakkımız yoktur.

Evet… Zorluk zamanı, dostluk zamanı. 

Zorluktan kurtulmanın ilk şartı, dayanışma duygusuna ve birlikte hareket etme kabiliyetine yeniden kavuşmamızdır. Dayanışma içinde olmalıyız. Birlikte hareket etmenin yollarını aramalı, çarelerini bulmalıyız.

Vaziyet çok net. Bize düşen, birlik ve beraberliğin bütün yollarını denemektir. Ayrılıkta değil, beraberlikte ısrarcı olmalıyız. Birliğin rahmetini, ayrılığın ve ikiliğin zahmetine tercih etmeliyiz.

Şu yorucu günlerde, eleştiri almak pahasına, dile getirmemiz gereken bir hakikat var. Keskin bir ayrışmanın içindeyiz. Düşmanlardan ziyade, dostlara korku veriyoruz. Dostlarımızdan ziyade, düşmanlarımıza güven veriyoruz. Bizi zayıf düşüren bu huyumuzdan acilen ve ihtiyaçtan vazgeçelim.

Niyet okumayalım. Samimiyet testlerini bir kenara bırakalım. Siyasetin, günübirlik diline ve şartlara ayarlanmış üslubuna kendimizi kaptırmayalım.

Milletimizin kıymetli evlatları, sosyal medyada birbirlerini yoruyor, üzüyorlar. Unutulmasın: Sosyal medyaya geçici, kardeşliğimiz bakidir. 

Rahatsız edici dili, rencide edici üslubu bir kenara bırakalım. Karşılıklı olarak ağır ithamlar, yüz kızartıcı ifadeler. Bunlar ne insani, ne de İslami değildir.

Büyüklerimizin izzetini, milletimizin istikbalini korumak zorundayız. Selamın yanı sıra, nezaket ve hakkaniyeti de aramızda yayalım.

Ayrı mecralarda olsalar da iyi bildiğimiz, itimat ettiğimiz ve sevip saydığımız birçok isim var. Camiamıza yön veren, ülkemizin kaderine tesir eden isimlerin büyük bölümü, hep aynı çınarın kollarıdır. Gövdesi bir, kök saldıkları toprak aynı. 

Milleti, memleketi ve ümmeti ilgilendiren konuların kahir ekseriyetinde hemfikir olduklarımızı; ciğeri beş kuruş etmezler ile bir tutamayız, tutmamalıyız. Böyle bir lüksümüz yok.

Kolay olduğunu elbette söyleyemem. Deneyecek, ısrar edecek, vazgeçmeyeceğiz. Vazgeçmemeliyiz.

Farkındayım: Bu işler elbette tek yönlü olmaz, olmuyor. Taraflardan bahsedebiliriz. Birlik ve beraberlik için karşılıklı adım atmak şarttır. Tek taraflı adımlar, insanı usanç kapısına götürür.

Bütün taraflar şunu görmeli, anlamalı: Bölünerek, gitmek istediğimiz yere varamayız. Ancak hep birlikte başarabiliriz.

Sözü yormayalım, artık toparlayalım.

İstiklal Harbi’nden yeni çıkılmıştır. Ömer Ağa isimli bir Türk köylüsü, uzun bir sohbetin ardından, Hamdullah Suphi Tanrıöver’e şu tembihte bulunur: “Elde bir Anadolu kaldı, sıkı tutun, bu sondur.” (Seçmeler, Sayfa 222)

Özetin özeti: Mevzu vatan ve millet ise gerisi teferruattır. 

Böyle düşünüyorum, buna inanıyorum.

 

 

https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/ayhan-demir/ancak-birlikte-basarabiliriz-41628.html

 

Ayhan Demir

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Yorum Ekle

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuza emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

asder logo

Adaleti Savunanlar Derneğinin ilkelerini benimsiyor ve her alanda "adalet"değerini temel alan kural ve uygulamaların gerçekleştirilmesi için mücadele çalışmalarına katılmanın gereğine inanıyorsanız; bizi takip edin...